
01.05.2026
Sayın Ahmet Hakan Coşkun,
Merhaba, ben Merve Büyükbayrak. Sn. Adnan Oktar’ın 30 yıllık yakın arkadaşıyım. Adnan Oktar Kumpas Davasında adil yargılanmadım. Ve 0/sıfır suç delili+yüzlerce iftira+yüzlerce hukuksuzluk sonucu 8600 yıl ceza aldım/aldık. 8 yıldır da tutukluyum.
Bu süreçte başta Hürriyet Gazetesi olmak üzere, basında hakkımda sayısız yalan/delilsiz haber yapıldı, karalama kampanyası yürütüldü. Lekelenmeme hakkımız/masumiyet karinesi söz konusu -Adnan Oktar olunca- yerle bir edildi.
Bizim savunmalarımız görmezden gelindi. Kendilerini cezaevinden kurtarmak için etkin pişmanlık adı altında iftiraya zorlanan, yalan söyledikleri binlerce çelişki ile ortada olan kişilerin beyanları -hiçbir delile dayanmadığı halde- manşetten verildi.
Bize ise cevap hakkı asla tanınmadı.
Bence en temel gazetecilik ilkeleri bile yok sayıldı!
Geçenlerde Rezan Epözdemir ile ilgili yazınızı okudum. Tabii ki her kim olursa olsun, eğer bir kişiye haksızlık yapıldıysa, hakkı yendiyse düzeltmek, doğrusunu anlatmak, gönül almak kıymetlidir. Ancak sadece Rezan Epözdemir ile ilgili hakkaniyet göstermekle Hürriyet Gazetesi vicdani borcunu ödemiş sayılmaz!
Tabii ki her kim olursa olsun, eğer bir kişiye haksızlık yapıldıysa, hakkı yendiyse, düzeltmek, doğrusunu anlatmak, gönül almak KIYMETLİDİR.
ANCAK, sadece Rezan Epözdemir'le ilgili hakkaniyet göstererek Hürriyet Gazetesi vicdan borcunu ödemiş sayılmaz!
Eğer, gazetecilik ilkelerini geçtim, insani/ahlaki ilkelerde samimi olunacaksa, o zaman haksızlık/vicdansızlık yapılan, hakkı yenen, bile bile kasten aleyhte tavır takınılan herkese karşı aynı hakkaniyeti, aynı vicdani hassasiyeti göstermek gerekir diye düşünüyorum. Hem de ideolojik / fikirsel ayrılıklar, karşıtlıklar hiç dikkate almadan... önyargılara kapılmadan...
Ben burada 8 yıldır yaşadığımız hukuksuzlukları, hukuk ihlallerini tek tek yazmayacağım, zaten daha önce de size mektup yazmıştım, bilgilendirmiştim sizi.
AMA, eğer ki Rezan Epözdemir SYOK/KYOK aldı diye bunu vicdani borç adı altında gündem yapıp, eski üslubunuzu tekzip ediyorsanız, o zaman 8 yıl önce ve boyunca manşetten kalın puntolarla Adnan Bey ve arkadaşlarının “Siyasi ve Askeri Casusluk” yaptığımıza dair haberleri de “vicdani borç gereği” tekzip etmenizi bekliyorum.
ÇÜNKÜ, Siyasi ve Askeri Casusluk suçlamasından yargılandık, BERAAT ETTİK ve beraat KESİNLEŞTİ!!! (EK 1)
KYOK için gösterdiğiniz vicdani hassasiyeti BERAAT’te de göstermeniz dileğiyle…
8 yıl önce ve boyunca manşetten kalın puntolarla güya FETÖ ile ilintili olduğumuza dair tüm haberleri “vicdani borç” gereği süratle tekzip etmenizi bekliyorum.
ÇÜNKÜ, FETÖ ile ilgili suçlamadan beraat ettik, beraat KESİNLEŞTİ (ek 2)
8 yıl boyunca Hürriyet Gazetesi’nde güya tüm mal varlığımızı illegal yollardan elde ettiğimize dair, gelirlerimizin kazançlarımızın, karanlık yöntemlerle elde edildiğine dair çıkan tüm yalan ve karalama amaçlı haberleri tek tek süratle tek sip etmenizi bekliyorum, vicdani borcumuz gereği !!!
ÇÜNKÜ, yargılandığımız ve tamamen iftira beyanlara dayanan tüm mali suçlardan yani nitelikli dolandırıcılık, kara para aklama, mal varlığı değerlerini yurtdışına kaçırma, belgede sahtecilik, rüşvetçi içlerinden tek tek, ayrı ayrı beraat ettik (ek 3)
Gazetenizde yazarlık yapan, aynı zamanda CNN Türk’te programınıza katılan Abdülkadir Selvi’nin de yakın zaman önce programınızda sarf ettiği, bizleri uyuşturucu ile bağlantılı gibi lanse eden, hiçbir delile dayanmayan sözlerinin de tekzip edilmesini acilen bekliyoruz.
Ben bu konuda kendisine mektup yazdım ama söz konusu Adnan Bey ve bizler olunca herkese verdiğiniz cevap hakkının bizlere tanımaması da hem dünyada hem ahirette üzerinizde vicdani borç ve yük olarak kalacaktır.
ÇÜNKÜ, 2018’de 11 Temmuz günü gözaltına alınan 200’e yakın arkadaşımızın kan ve tükürük örnekleri alındı ve kimsenin ne kanında ne tükürüğünde bırakın uyuşturucu maddesi, alkole bile rastlanmadı!!! Hepimizin raporu temiz çıktı. Evlerde tek bir illegal ya da gayri ahlaki duruma rastlanmadı, gece 5’te yapılan operasyonda. Bu gerçekler bu kadar delille belgeli iken çıkıp televizyonda canlı yayında bu belgeler olmadan yorum yapmak kimseye yakışmıyor. Vicdani borç ise eğer, önce bunların düzeltilmesi gerekiyor (Ek 4)
Sayın Selvi’nin de artık yaşının da gereği olarak, daha temkinli, daha dikkatli, daha sakin düşünerek fevri yorumlarda bulunmaması, gerçeği önce araştırıp varsa delile göre konuşması daha yakışık alacaktır. Televizyona çıkıp tamamen iftira anlamına gelecek yorumlarla insanları karalamaya kalkmak büyük vicdani yüktür. Kendisinden tekzip bekliyoruz. Dürüstlük bunu gerektirir.
Sn. Ahmet Hakan,
Yazınızda Rezan Epözdemir’in annesinin bu süreçte üzüntüden lenf kanseri olduğunu da ifade etmişsiniz, belli ki vicdanen rahatsız olmuşsunuz. Allah şifa versin inşaAllah tez zamanda.
ANCAK; Adnan Oktar Davası’nda yargılanan 61 arkadaşımızın bu süreçte üzüntüden, sıkıntıdan, kimi de evlatları cezaevinde olduğu için bakımsızlıktan annesi, babası yada kardeşi vefat etti. Ve maalesef ki, basında çıkan karalama yalan haberlerin, itibar suikastlerinin bundan vebali çok büyük!!!
Eğer vicdani bir muhasebe yapılacaksa, bu gerçeği de hatırlatmak isterim. Eğer vicdani borçlar ödenecekse, bu vahim durumun unutulmamasını tavsiye ederim.
Ahmet Bey,
Bizler inançlı insanlarız. Ben tüm kainatı Allah’ın SEVGİ için yarattığına inanıyorum. Dünya çok çok kısa bir yer. Bir göz açıp kapama sonrası, hepimiz gerçek vatanımız Ahiret yurduna gideceğiz.
Burası da Ahiret'e, Cennet'e hazırlama yeri. Bir eğitim meydanı. Yaşadığımız her şey de bu imtihanın bir parçası. Allah müminler için her şeyi çok hayırlı yaratır. Dışarıdan bakıldığında "olumsuz, şer" gibi görünen olayların aslında çok hayır, güzellik, bereket olduğunu Allah Kuran'da anlatır.
Cezaevleri, mahkemeler, iftiralar, yalan haberler, komplolar, kumpaslar, sorgular... bunların hepsi de Allah'ın tüm peygamberlerine de nasip ettiği, bizleri kendisine daha da yakınlaştırmak için kullandığı birer eğitim yöntemidir. Allah'ın sevgisinin tecellisidir.
Biz ve bizler, bulunduğumuz bu cezaevlerini birer "sevgi ve sevap / Aşk medresesi" olarak görüyoruz. Dolayısıyla, burada olmamıza vesile olan HİÇBİR ŞEYE ve HİÇBİR İNSANA kızgın ya da kırgın olmamız imanen MÜMKÜN DEĞİL!!!
Mesela yalan haber, karalama kampanyası mümine müthiş sevap, şeref, onur. Bana bu derece şeref katan, Allah katında sevaplandıran, manevi derecemi artıran bir konuda nasıl rahatsız olunabilir!! Olunamaz... Bilakis şevk, neşe, mutluluk ve şükür vesilesi olur.
Ben size bu mektubu, Hürriyet'in ya da CNN Türk'ün aleyhimizde 8 yıldır sürdürdüğü kara propagandadan rahatsız olduğum için yazmıyorum. İftira, yalan bize zarar veremez, bilakis yüceltir, sağlık-sıhhat-gençlik vesilesi olur... (EK-5).
ANCAK; bu sevgisizlik, "benden olmayana ne olursa olsun" duyarsızlığı, "benden olmayan yok olsun" gaddarlığı, "elimdeki propaganda gücünü fikirle alt edemediğimi pasifize etmek için kullanırım" mantığı ülkemize çok zarar veriyor.
Kutuplaşmanın, kamplaşmanın, "sen-ben" ayrımının özetle sevgisizliğin geldiği aşama çok vahim...
Yaşanılan pek çok felaketin, olumsuzluğun altında yatan sebep de bu sevgisizlik atmosferi. Artık el kadar çocuklar suç işlemeye başladı. Müthiş rahatsız edici bir felaket bu.
Bu nedenle bu sevgisizlik ortamının değişmesi için vicdan sahibi herkesin elinden geleni yapması lazım. Gazeteci olarak sizlere çok büyük bir görev düşüyor.
Bence 8 yıldır Adnan Oktar camiasına, tertemiz, vatansever, dindar, güzel ahlaklı, kaliteli, anti-bağnaz, anti-hurafeci, gerçek Kuran İslamını savunan, hayırlı bir camiaya yönelik yürüttüğünüz, bu ülkeye çok faydalı olan bu insanlara yönelik sevgisizlik politikanızdan vazgeçerek işe başlayabilirsiniz.
Rezan Epözdemir hakkında gösterdiğiniz sağduyu, vicdani tutarlılık takdire şayan, aynı ahlaki hassasiyeti Adnan Bey ve bizler hakkında da söylemeniz dileğiyle.
AYET:
Ey İman Edenler! Allah için gerçeğe bağlı kalmada kararlı olun! Hakkaniyetli tanıklar olun! Bir halka olan düşmanlığınız sizi adaletsizliğe yöneltmesin. Adil olun, bu, takvalı olmaya en uygun olandır. Allah'a karşı takvalı olun. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır. (Maide Suresi, 8)
Saygılarımla...
Merve Büyükbayrak
Kocaeli Yüksek Güvenlikli 1 No’lu F Tipi Kapalı CİK