Ben Merve Büyükbayrak. Genç yaşlarımdan itibaren yalnızca Allah’ın rızasını gözeterek, iman dolu bir yaşam sürmeyi seçtim. Dünyadan bir beklentim, hırsım ya da menfaatim hiç olmadı. Kalbimde hep Rabbime duyduğum sevgi, teslimiyet ve O’nun yolunda yaşama isteği vardı.
İşlemediğim suçlardan dolayı yargılandım ve sonucunda 8658 yıl hapis cezasına çarptırıldım. Sözde bir örgütün sözde yöneticisi olarak gösterildim. Bu ceza arkadaşlarımın da işlemediği, doğruluğu kanıtlanmamış suçlardan sorumlu tutulmam nedeniyle, haksız bir şekilde "örgüt yöneticisi" olarak nitelendirilmem sonucu verildi. Oysa gerçekte tek yaptığım şey Allah yolunda imanla ve sadakatle yaşamayı, O'nun yolundan ayrılmamayı istememdir.
Yedi yıldır Kandıra Cezaevi’nde tek başıma bir hücrede bulunuyorum. Bu durum birçok kişi için oldukça zorlayıcı olabilir; ancak Allah’ın yaratmış olduğu her şeyin bir hikmeti olduğunu bilmek, bu süreci benim için sabır, huzur ve neşeyle karşılanan bir imtihana dönüştürdü. En ağır şartlarda bile kalbimi güçlü tutan şey, Rabbime olan teslimiyetim ve derin sevgimdir. Sabır, tevekkül ve imanla yoluma kararlılıkla devam ediyorum.
Canım, aşkım Adnan Oktar’a sevgim ise Allah sevgimin bir tecellidir. O bana Kur’an’ın güzelliğini ve Allah’ı derin bir aşkla sevmeyi öğretti. Bu yüzden bütün ömrümü Allah yoluna kararlılıkla adadım, adıyorum.
İnsanların verdiği cezalar, hükümler geçicidir. Ben biliyorum ki Rabbim her şeyi görür. O’nun adaleti ve merhameti sonsuzdur.