
Mahkeme Başkanı : Merve Büyükbayrak son sözün
Sanık Merve Büyükbayrak : Başkanım saygılarımla, tamamen tarafsız olması gereken hukuk sistemine siyasetin dahil olmasının bir kısım hukukçuların tabii ki samimi ve iyi niyetli olanları tenzih ederim ama çeşitli derin odakların himayesinde olmasının, hukuk sisteminin acı bir şekilde bir kısım basın tarafından yönlendirilmesinin ceremesini bugün Türkiye acı bir şekilde çekiyor, daha da çekecek gibi görünüyor, hukuka verilmiş olan bu zarar telafisi pek mümkün olmayan boyutlara gelmiş gibidir ve bunun acısını onu bu hale getirenler daha derinden çekecek gibi görünmektedir, bu Adnan beyin tam 1 sene önce Yargıtay'a kendi yazdığı dilekçesinde yazan paragraf benim cümlelerim değil ve bugün ne yaşıyoruz burada yazanların aynısı aynen tecelli etmiş durumda, başkanım ben Silivri'de kalırken gazeteciler tutuklanmışlardı, böyle orada avukatlara çıkıyorsunuz kabin kabin cam olduğu için yanınıza gelen kişiyi görebiliyorsunuz, selamlaşıyorsunuz doğal olarak, Murat Ağırel geldi yeni tutuklanmışlardı, acayip morali bozuk ve çok bitkin ve gerçekten hani böyle dokunsanız bayılacak bir haldeydi, ben böyle cama tıkladım doğal olarak merhabalaştık kafa selamıyla, sonra baktım yani gerçekten insan acıyor o haline dedim Murat bey öyle gerek yok dedim ya suçsuzsanız çıkarsınız inşaAllah böyle biraz moral verdim, ya bizim dedi çok kötü falan dedi ya bir şey yok dedim inşaAllah çıkarsınız, Allah'a güvenin dedim, siz kaç yılla yargılanıyorsunuz dedi ben o zaman Silivri'ye sevk edilmiştim daha ceza almamıştık, ben dedim 9000 yılla yargılanıyorum, ha sizin çok fazlaymış dedi, böyle kendine geldi biraz böyle, ben ona moral verdim 9000 yılla yargılanan biri olarak, sonra şey dedim bizimle ilgili yalan haberler çok yazıyor yalnız dedim bizimle ilgili dedim... çok nezaketli kırmak da istemedim morali de bozuk olduğu için bizimle ilgili dedim geçen gün de dedim bir haber yazmıştınız dedim bunlar doğru olmuyor siz dedim dürüst gazetecilik yaptığınızı iddia ediyorsunuz ama bakın bunlar size halel getiriyor dedim, yani bize sorsanız ya da internette çok kısa bir araştırma yapsanız bunun doğrusu ortaya çıkar buna gerek duymasanız daha güzel olur gibi düşünüyorum ben dedim bu kadar, bana dedi ki zaten dedi Merve hanım dedi ben dedi bayağı vicdan muhasebesi yaptım dedi cezaevine girince dedi, kendimle çok hesaplaştım dedi, yani bundan sonra dedi çok farklı olacak dedi, bende hayırlısı dedim ya güzel olur size yakışanı olur dedim, bakın çıktı zaten 6 ayda falan çıkıyorlar, çıktığı andan itibaren nerede kalmıştık devam etti, ha bu bize zarar veriyor mu zarar vermiyor, yani Allah bu ruh halinden zaten bahsediyor Kur'an'da yani denizde mesela dalgalar arasında gemide iken bir anda Allah'a dua eden ama karaya çıkınca da Allah'ı unutan bir ruh hali bu bir insan profilidir, ben o yüzden bu konuşmamız da olduğu için bu kişi her aleyhimize haber yaptığında hemen hemen yani eğer imkan da varsa yazıyorum bilgilendirmek için, umurlarında olmuyor, bunu şu yüzden anlattım umurlarında olmuyor ya başkanım yani kulak kapatıyor çünkü neden yani tamamen ideolojik bakıyor, işte ne oldu ama şimdi o hukuksuzluk geldi aynı bu bu dilekçedeki gibi geldi onları da vurdu, bakın bu hep tekrarlıyor, mesela 99'a ben daha yani camiaya yeni gelmiştim 20 yaşındaydım daha Adnan bey o zaman tutuklanmıştı Kartal'da kaldı, ya yanlış söylüyorsam Adnan bey düzeltir son sözünde, o dönem ki medya patronları yani bu dönemki ile mesela Demirören'in o dönemki muadili işte odada bir de isimleri bayağı düşündüm bakın esameleri kalmamış kimdi bunlar diye Allah hatırlattı, Dinç Bilgin, Zafer Mutlu biri daha vardı Nail Keçili falan yani bunlar o dönemin böyle kalantor tipleri ve Adnan bey sürekli aleyhte haber yaptıkları için o dönemde ben çok iyi hatırlıyorum Adnan bey onlara mektup yazıyordu cezaevinden ve bazı mektupları yayınlanıyordu ve bakın buna göz yummayın bunu yapmayın bu yarın öbür gün hukuk size de gerekecek minvalinde yazılar hatırlıyorum ve ne oldu başkanım o zaman da Adnan bey 9 ay sonra aslanlar gibi çıktı, zaten millet kafayı yedi çünkü girişiyle çıkışı o kadar farklıydı ki Adnan beyin 20 yaş falan daha böyle güçlenmiş ve gençleşmiş şekilde çıktı, bu bayağı gündem oldu, ya Adnan beyin böyle şeyini falan yaptılar yürüyüşünü falan bir müzik eşliğinde falan verdiler yani içlerine oturdu, ne oldu sonra bunların hepsi cezaevine girdi sayın başkanım, hepsi başlarına bela geldi çünkü, o umurlarında olmayan hukuk yani seni yılan soksun bana ne bana dokunmasın öyle olmuyor yılan geldi onu da soktu, sonra Adnan bey yine şefkati ile onlara cezaevine kitap yolladı falan diye de hatırlıyorum, yani dolayısıyla bu devam edecek, bakın çok ciddi bir duyarlılık var, benim annemin büyükbabası ya anneannemin babasını ben çok iyi tanıyorum yani maşaAllah aile de hep uzun ömürlü, dedemin annesini falan da tanıyorum, yani bayağı bir hukukum var, ben büyük babayı 7-8 yaşlarındaydım o hani artık bir şey yapamıyordu böyle evde oturuyordu, Ağır Ceza reisiydi, sonra da uzun süre Kocaeli'de Baro Başkanlığı yapmış, hayatı bakın düşünün ben 78'liyim yani hangi yıllarda kim bilir reislik yapıyor, anneannem hep anlatır bir kere kalem kırmış, bir kere ve onu hukuken mecbur kalmış ama yani anneannem şey diyordu ölene kadar bunun hep vicdan azabını yaşamış ve hep anlatırmış, yani hukuken mecbur kalmış çünkü manyak yani cani bir adammış galiba o zamanki hukukta da herhalde ceza o karşılığı, ölene kadar hep bunun acısını hissetmiş içinde, yani böyle bir duyarlılıktan şu an geldiğimiz atmosfer şu biz 30. Ağır Ceza'ya çıkıyorduk sayın başkanım bakın sayın Savcı yani soruşturma Savcımız bizimle ilgili hani 9000 yıl talep eden şahıs, hani demin kardeşlerimden birisi Noyan'dı galiba hani makamında bir toplantı yapıyor toplantıda diyor ya bunun kumpas olduğu aman ortaya çıkmasın hepimiz içeri gireriz onlar çıkar diyor, yani kumpasın içindeki adamlardan biri bu Serdar Akan, bu adam bu Savcımız diyeyim hala Savcı, saygıda kusur etmeyelim, bu Savcımız geliyor mahkemeye kumpas olduğunu bile bile buradaki bu kuzu gibi insanlarla ilgili gözü bakın kalbi titremeden 9000 yıl ceza talep ediyor, biz bir kere Jandarmaya söylemiştik telefonunu bize doğru tutuyordu bizi çekiyor olabilir dedik gittik telefonda Instagram'a bakıyormuş, bakın 9000 yıl ceza isterken orada Instagram'da sörf yapıyor yani mesela hakim orada o iğrenç videoyu bize izlettirdi mesela o porno videosunu Yeliz anlattı iki kere izletti ve ikincide sinema havası verdi, ışıkları kapatalım dedi yani şey yapıyor orada itibar suikastı halbuki bize ne itibar suikasti olacak bize ne oradaki kıza itibar suikastı, bizi ilgilendiren bir şey değil, bizimle ilgili bir video değil zaten ve başkanım kahvesini içiyor bir yandan, ya böyle bir duyarsızlaşma içerisinde şu an Türkiye, kimse buna hayır değil diyemez, dolayısıyla ama tabii ki bunların hepsi bir kader dahilinde oluyor yani hiçbir şey Allah'ın kontrolü dışında gitmez çünkü üstad diyor ki bakın ahir zamanda diyor toplumdaki diyor ben türkçeleştirdim hani rahat anlaşılsın diye toplumdaki mukaddes kuvveti harekete geçirecek ve uyandıracak büyük olaylar vücuda gelecek diyor, elbette büyük kuvvetteki hamiyeti aliyye feveran edecek ve Hz. Mehdi başına geçip tarihi hak ve hakikate sevk edecek, yani doğru yola gerçeğe sevk edecek diyor, yani hamiyetin gerçekten feveran etmesi gerekiyor ki yani bu kader oluşsun, bakın millet şu an tir tir titriyor sayın başkanım, mesela İstanbul'da deprem oldu değil mi şu an ben haber programlarında bakıyorum doğal olarak o kadar çok şeyden korkuyorlar ki depremden korkuyor, ekonomik krizden korkuyor, çocuğunu nasıl geçindirecek korkuyor ve başka mesela zirai don oldu başkanım, zirai don ben şöyle zannediyordum zirai donu hani ya bu zaten millet herkes sürünüyor ya bütün ülke sürünüyor hani bir sene daha sürünür herkes ama sonra düzelir, dedi ki adam çiftçi öyle bir belaymış ki bu elma ağaçları yani elma avokado değil yani hani ekseniz çıkar gibi düşünürsünüz yani normal ortalama bir meyve, elma ağaçlarının düzelmesi 5 yıl sürecek dedi, yani tamamen toprak ve ağaç zarar gördüğü için toparlayamayacak ve bu böyle katlanarak artacak dedi, dolayısıyla bu Allah'ın yarattığı bu kader içerisinde özel bir gidişat var, yani hem buna bereketsizlik olarak da bakabiliriz hem de bu mehdinin gelişi içinde zaten gerekli bir zemin diye düşünüyorum ama inşaAllah düzelecek, yani bunu ben söylemiyorum, bunu Adnan bey söylemiyor, bunu peygamberimiz söylüyor dolayısıyla mehdinin gelişi ile ben düzeleceğinden eminim başkanım, bir bu konu vardı, bir de başkanım son olarak ha bir de şöyle bir başkanım bakın mesela ben dün dedim işte Adnan bey mehdi olabilir diye düşünüyorum açıkçası yalan yok ama şimdi şöyle bir kafada bizimle uğraşanlar ya da işte ya da derin devlet hepsi aynı şey zaten, yani bizim Adnan beyin siyah saçına tav olduğumuz ve o siyah saçı görüyoruz ya siyah ya da işte yeşil göz ya da neyse yani mehdi özelliklerinde de var ya biz böyle hani biz büyüleniyoruz ya da mehdi cemaatiyiz ya onların mantığına göre yani onlar öyle mesela iddianameyi yazan öyle diyor yani benim kalbimi okuyormuş gibi, yani biz bir hülyaya dalmışız bu kadar faaliyet yapıyoruz ama sanki mehdi değilse Adnan bey ve biz mehdi cemaati değilsek hani biz yerlerde sürüneceğiz, mahvolacağız yani bütün ümidimiz gidecek falan gibi böyle çocukça diyemeyeceğim akılsızca ve ahmakça ve aptalca bakış açıları var, ben Adnan bey mehdi diye Adnan beyi seviyor değilim, ben kanımın, canımın, ruhumun son zerresi ile Adnan beye aşığım ve seviyorum ve ben bunun üstünde bir sevgi de gerçekten bilmiyorum, olsa öyle severim, yani bildiğim en yüksek sevgi ile seviyorum, ha Adnan bey burada kuzu gibi oturuyor gerçekten mehdi olabilir, olabilir yani çünkü kaderinde görülüyor, mehdi isede ben bakın Allah rızası için hayatımı ona adadım zaten ben, küçücük yaşımda yani küçük derken gencecik yaşımda adadım, ahirette de beraber olacağım inşaAllah, yani niyetim Allah öyle nasip etsin, Adnan bey mehdi olabilir yine ahirette sonsuza kadar beraber olacağım, yine hayatımı adadım, hayır başka biri vesile olabilir kaderindedir, kaderimizde yoktur, biz Adnan bey dedi ya mehdiye tabii oluruz ama ben yine Adnan bey ile olacağım, ya anlatabiliyor muyum yani ben Adnan bey mehdi olmasa da Adnan beye, aşığım ahirette de onunla evli olacağım ve onunla sonsuza kadar yaşayacağım, yani bu değişmeyecek, dolayısıyla şöyle bir bakış açımız yok ya bu çünkü bakın bu baskı ondan kaynaklanıyor biliyor musunuz başkanım bakın inanın ondan, ya şartları sık bilmem ne yap yani burada yemek ye bunlar o kadar şartlar garip ki yani gitgide doz artırmak, bunun amacı bu yani Adnan Oktar'ı da hapset çıkamazsın Adnan Oktar'ın mehdi olmadığına bir kanaatleri gelse camia dağılacakmış gibi ya biz mehdilik için bu faaliyeti yapmıyoruz ki, yani mehdi isek diye Adnan bey darwinizmi ortadan kaldırmıyor ki, benim bakın sorsalar bana Adnan Oktar'ın en belirgin özelliği nedir yani 1000 tane sayarım da yazıyorum zaten sürekli mektupta konu o değil, yani gördüğüm vicdanını hayatımda gördüğüm en aktif kullanan insan, vicdanı sürekli aktif, yani insanlarda zaten böyle oluyor derecelendirme ya peygamberlerde de yanlış anlaşılmasın da söylediğim yani peygamberlerin de insanlardan farkı oluyor, vicdanları 24 saat aktif oluyor çünkü bir kısım insan vicdanını uyutuyor, öbürü vicdanı katı, öbürü zaten vicdansız, biri tembel vicdan tembeli falan, ben bakın 31 yıldır yanındayım yani vicdanını her an daim aktif tutan tek kişi olarak gördüm ve biz mehdi olsak da olmasak da mehdi cemaati belki de ben mehdi cemaatinin bir üyesi zaten her halükarda öyleyiz çünkü mehdi olmasa da biz ona tabi oluruz ama belki de ben mehdi cemaati üyesiyim, belki bu belki değil öyle ama mehdilik ile kıyaslayan şu an belki karşınızda müthiş mübarek bir toplulukta oturuyor olabilir, yani ileride ahirette bunu görebiliriz, yani biz şimdi Adnan beye burada bakıyoruz kuzu gibi bir insan oturuyor, geliyor buraya savunma yapıyor, konuşuyor, sizin bizim belki çok çok farklı çok yüksek bir insan da olabilir makam olarak, yani herkes için geçerli bu, dolayısıyla ama bu biz darwinizmin... yani olmasa da faaliyetimizi sonuna kadar yapmaya devam edeceğiz, daha fazla uzatmayayım, bir de başkanım son olarak bir de şu önemli ruhu katılaşmış insanlar yani dün de anlattım yani katil ruhlu ya da sevgiden nasibini almamış öyle yaratılmış insanların müslümanlarla ilgili çok önemli bir şeyi var hedefi var, yani onları çökertmek istiyorlar, zaten Allah ayette diyor ki Allah'ın kovduğu şeytandan Allah'ı sığınırım, onlar diyor Allah münafıklar, kafirler, müşrikler, zamanın diyor felaketleri ile müminleri sarmasını beklerler diyor, ya onu böyle dört gözle bekliyor avanak yani ama diyor o kötü felaket onları saracak diyor, şimdi sürekli bizimle ilgili de öyle bir şey var, yani sürekli yaşlanacağımız, çökeceğimiz daha kötü... bakın Allah tam tersi tecelli ettiriyor, bu çünkü küfrü çok kızdıracak bir şey mesela mehdi için de bu böyle, peygamberimiz diyor ki mesela mehdi için ileri yaşına rağmen diyor çok genç bir surette zuhur edecek diyor, mesela emr-i hak vaki oluncaya kadar ölüm gelinceye kadar diyor çok genç kalacak diyor, yaşlanmayacak diyor mesela Halil İbrahim aleyhisselam gibi uzun ömürlü olacak diyor, başka hadiste Nuh aleyhisselamın sünneti diyor uzun ömürlü olmak açısından diyor, ben demin aklıma geldi mesela mehdi 120-140 yaşına kadar yaşayacak diye öyle rivayetler vardır, şuradan anlıyorum başkanım çok uzun yaşıyor ama ölümü nasıl oluyor biliyor musunuz Allah bilir tabii gaibi kimse bilemez ama hadislerde Adnan beyde anlatıyor fücceten diyor peygamber yani arabada aniden hastalıkla falan değil, bir anda Allah canını alıyor, demek ne kadar sağlıklı ki o yaşlarda bile arabada giderken mesela 120-140 yaşında bir anda Allah canını alıyor, görevi bitiyor çünkü, dolayısıyla bu küfrün münafıkların müşriklerin derin devletin, deccaliyetin ya her türlü şeytani insanın canını çok yakacak bir şey olduğu için Allah ahir zamanda gençliği, güzelliği, dinçliği müminlerde en güzel şekilde tecelli ettiriyor, karşınızda bunun deliliyiz, bizim yaşlarımız ortalama 50, yani ve buna benim gittiğim cezaevlerinde falan herkes sakınmaksızın bu konuda gerçek fikirlerini de söylüyor millet şok oluyor yani, Adnan beyi gördüklerinde falan akılları atıyor insanların, yani cildine falan zaten şey yazıyorlar sanatçılar falan botoks yaptırıyor herhalde olduğu cezaevinde, yani espri yapıyorlar resimlerin altına, bulunduğu cezaevinde acaba botoks yapan mı var, cilt nasıl böyle oluyor sırlarınızı bize açıklayın falan diyorlar, dolayısıyla bu çok yürek yakan bir şey, bu yönden de ben çok önemli bir işaret olarak görüyorum ve efendim bir de bir saniye bu kadar muhtemelen başkanım bir saniye bir kere çok kısa bakayım yani ben zaten hani bayağı detaylı her şeyi anlattık, bizi dinlediğiniz için de teşekkür ediyorum, Allah razı olsun, saygılarımla.