
Tarih boyunca samimi Müslümanların karşılaştığı en temel gerçeklerden biri, inançları uğruna verdikleri mücadelede karşılarına çıkan engeller ve iftiralar olmuştur. Kur’an’da birçok ayette ifade edildiği üzere, inkârcılar müminlere meydan okumuş, müminler ise Allah’a olan tevekkülleri ve sabırlarıyla bu meydan okumaya karşılık vermiştir. Bu durum günümüzde de benzer şekillerde tezahür etmektedir. Benim ve arkadaşlarımın yaşadıkları da bu durumun en açık göstergesidir.
Fakat açıkça ifade etmek isterim ki: Bizi asla ayıramazlar, asla yıldıramazlar. Biz Allah yolundan ayrılmayız. Yıllardır üzerimize türlü iftiralarla, kumpaslarla, tehditlerle geliyorlar. Sosyal medyadan “ciğerlerinizi deşeceğiz, böbreklerinizi çıkaracağız” diye yazıyorlar. Bu tehditlere bakıldığı zaman aslında Kur’an ayetleri hayatımızda tecelli etmiş oluyor. Rabbimiz Kur'an'da müminlerin tarih boyunca tehditlerle karşı karşıya kaldığını, baskı altına alınmaya çalışıldığını ayetlerle bize bildiriyor:
FİRAVUN’UN TEHDİDİ
Firavun: "Ben size izin vermeden mi O'na inandınız? Doğrusu bu, halkı şehirden çıkarmak için düzdüğünüz bir hiledir, fakat siz göreceksiniz. And olsun ki, ellerinizi ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım" dedi.’” (A’râf, 123-124)
HZ İBRAHİM’E KARŞI TEHDİT
“(İçlerinden bazıları), “Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın da ilâhlarınıza yardım edin” dediler. (Enbiyâ, 68)
PEYGAMBERİMİZ’(SAV)E KARŞI TEHDİT
Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır. (Enfâl, 30)
MÜMİNLERE GENEL TEHDİT
Eğer sizi ele geçirirlerse sizin onlara gösterdiğiniz sevgiyi göstermezler, size düşman olurlar, ellerini ve dillerini fenalık etmek için uzatırlar, keşke inkar etseniz isterler. (Mümtehine, 2)
Kuran’da zulmedenlerin, kurdukları tuzaklara ve tehditlere karşı müminlerin göstermeleri gereken tavır da tarif edilmiştir :
Kendilerinden önce geçenlerin başlarına gelen olaylardan başka bir şey mi bekliyorlar? "Bekleyin, ben de sizinle beraber beklemekteyim" de. (Yunus Suresi, 102)
İnanmayanlara: "Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu biz de yapıyoruz; bekleyin, biz de bekliyoruz" de. (Hud Suresi, 121, 122)
Ey Muhammed de ki: “Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yakında kimin düz yolun sahipleri olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu bileceksiniz! (Taha Suresi,135)
Şimdi sen onlardan yüz çevir ve bekle. Şüphesiz onlar da bekliyorlar. ( Secde Suresi, 30)
Bu ayetler her bakımdan bize yol gösteriyor. Allah böyle durumda olan bir müslümanın sabırla ve Allah’a tevekkül ile beklemesi gerektiğini bize bildirmiş, Adnan bey, arkadaşlarmı ve şahsım olarak da Kur’an ayetlerinin ve Allah’ın bize indirdiği bu hükme uyup sabırla beklemekteyiz. Hiçbir suçun olmadığı er geç hukuk nezdinde ortaya çıkacaktır.
ADNAN BEYİN KIRK YILLIK MÜCADELESİ VE ALLAH’A OLAN GÜVENİ MÜSLÜMANLAR İÇİN ÇOK GÜZEL BİR ÖRNEKTİR.
Yaklaşık kırk yıldır İslam’a ve ahlaki değerlere yönelik çalışmalar yapan Adnan Oktar Bey yukarıda bahsettiğim kumpas ve iftiralara birçok defalar maruz kalmıştır. Sayın Oktar’ın deccaliyete karşı mücadelesinde Allah her zaman ona karşı hazırlanan tuzakları bozmuş ve onu daima selamete ve Kendi yoluna yöneltmiştir:
- 1979 yılında İstanbul’a gelişinden itibaren çeşitli operasyonlar ve karalama kampanyaları hedefi oldu.
- 1986’da “İslam ümmetindenim, İbrahim milletindenim” dediği için tutukladılar. Aslında mesele bu ifade değildi; o dönemde yazdığı Yahudilik ve Masonluk kitabı, derin devletin rahatsız olmasına neden olmuştu Sonra akıl hastanesine kapattılar. Dönemin başhekimi Yıldırım Aktuna “Ayağını denk al” diye tehdit etti.
- 1990’da kokain komplosu kuruldu. Bilimsel olarak mümkün olmayan, bir komplonun nasıl acemice hazırlanmış bir tuzak olduğu çok kısa bir sürede ortaya çıktı. Çünkü 72 saat gözaltında tutulduğu halde kanında kokain yan maddesi çıkıyor; halbuki bu madde 24 saatte kandan atılır. Gazeteler ‘Adnan bozuldu.” manşetleri attılar, ama Allah izin vermedi, bu tuzak da bozuldu.
- 1999’da Saadettin Tantan ve Adil Serdar Saçan üzerinden yeni kumpaslar kuruldu. Arkadaşlarımız işkencelerden geçti hatta sakat kalan arkadaşlarımız oldu.
- 2018’de İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, “Cumhuriyet tarihinin en büyük başarısı benim için bu operasyon” dedi. Hatta dönemin İç İşleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu beyefendiye ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ beyefendiye haber vermediğini, bu operasyonu gizli yaptığını söyledi. Pasif bir göreve atanması başarılı olmadığının kanıtı..
BUNLARIN HEPSİ ALLAH’IN GÖSTERDİĞİ SÜNNETULLAH ÖRNEKLERİ bunun gibi haksızlık ve hukuksuzluklara katkıda bulunan daha pek çok kişi, bu süreçlerin ardından farklı sonuçlarla karşılaştılar. Kimi KENDİ ECELLERİYLE HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞTU, KİMİ KENDİ KÖŞESİNE ÇEKİLİP UNUTULDU.
SONUÇ
Müslümanlar tarih boyunca baskı, iftira ve kumpaslarla karşı karşıya kalmıştır. Ancak bu baskılar hiçbir zaman inananların iman gücünü zayıflatmamış; aksine, toplulukları daha da güçlendirmiştir. Çünkü Allah’ın vaadi budur:
Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir (Mücadele Suresi,22)
Bugün de aynı durum geçerlidir. Müminler, Allah’ın yardımıyla, kendilerine yöneltilen tüm tehdit ve tuzaklara karşı sabır ve tevekkülle yaklaşarak Allah’tan sonsuz razı olurlar.
(31.10 2022 tarihinde 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki savunmamdan esinlenilmiştir)
‘’ MÜSLÜMANLARA ZARAR VEREMEZLER. BİZİM SIRTIMIZA VURDUKÇA GENİŞLERİZ. BİZE VURDUKÇA ÇOĞALIRIZ. ADNAN BEY KIRK YILDIR DİMDİK AYAKTA. BİZ DE DİMDİK AYAKTAYIZ. ALLAH’IN İZNİYLE DE HEP ÖYLE KALACAĞIZ ’’